Hastalık

Renk Körlüğü Nedir, Renk Körleri Ehliyet Alabilir mi?

Renk körlüğü, belirli renklerin ayır edilememesi ile ilgili genellikle kalıtımsal olan bir çeşit göreme bozukluğudur. Renk körlüğüne (tıbbi kaynaklarda daltonizm olarak da geçebilir) sağlıklı bir gözde bulunan ışığa duyarlı kırmızı, yeşil ve mavi koni biçimindeki hücrelerdeki pigmentlerden birinin yetersizliği ya da yokluğu yol açar. Hastalığın en çok rastlanılan biçimi, kırmızı ve yeşil renklerinin ayırt edilememesidir.

Renk körlüğü başka hastalıkları tetiklemez ya da etkilemez. Bu neden sağlıksal açıdan önemli bir hastalık değildir. Ancak renk körlüğü bulunan kişilerin, kırmızı ve yeşil ağırlıklı işlerle uğraşmamaları gerekir. Bunlar karayolu taşıtlarında sürücülük, demiryolları, deniz yolları, denizcilik ve pilotluk gibi alanlardır. Çünkü buralarda kullanılan ışıkların sırası ezberlendiği için renk görmeden de bilinebilir ancak bir anlık dalgınlıkta da istenmeyen sonuçlar görülmesi yüksek bir ihtimaldir.

Renk Körlüğü

Renk Körleri Ehliyet Alabilir mi?

Sürücü adayının motorlu bir aracı kullanmak için gerekli görme yetisine sahip olduklarından emin olunması amacıyla öncelikle bir ön değerlendirme ya da test yapılır.. Kişilerin görme keskinliğinin yetersiz olduğuna kanaat getirilirse ya da gözle ilgili bir hastalığa dair bir şüphe duyulursa bir göz doktoru tarafından muayenesi istenir. Bu noktada doktorun vereceği rapor önemlidir. Eğer araç kullanmak için yeterli görme keskinliği yoksa kişi ehliyet alamaz.

Renk Körlüğü Lensi

Göze giren ışığın dalga boylarını değiştirip, renk körlerinin kırmızı ve yeşil renkleri ayırt etmesine yarayan bir tür mercektir. Bu mercek sayesinde renk körleri, algılayamadıkları renkleri ya da biçimleri algılayabilir.

Özellikle trafiğe sık çıkan ve düzenli olarak araç kullanan renk körlerinin bu tür aparatlar kullanması gerekir.

Lens seçimlerinde ise seçici davranmak önemlidir. Hassas bir organ olan gözde kalitesiz bir lens kullanmak renk körlüğünden daha büyük sorunlara yol açabilir. Bu nedenle lens almadan önce iyi araştırma yapılmalı, takıldıktan sonra da görme dengesi ve işlevi iyi takip edilmelidir.

 

 

Önceki yazıSonraki Yazı
23 yaşında kendini sağlık sektörüne adamış; kanser belirtileri, aşılar, ağrılar, diş sağlığı ve bir çok konu hakkında uzman olan yazar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir